|
Halkla İlişkiler - Geleceği Yönetmek |
|
|
|
Bu gün dünyada söz sahibi olmuş ülkelerde, Siyasi Partilerin ve yöneticilerinin işbaşına gelmeden yani seçimlerde kullandıkları sloganlara, yaptıkları konuşmaların ana konularına baktığımızda hemen hepsinde ortak olanın geleceğe yönelik plan, programlar ve cümleler içerdiğini görürüz. Ortak nokta ülkenin o gününe değil geleceğine yönetici olabilmektir. Çağdaş idarelerin yönetme erkini geçmiş ve mevcut anın zevkini çıkartmak için kullanmayı düşünerek polyatif, popülist yaklaşımlar yerine ; toplumlarının,bulundukları kıtanın ve hatta dünyanın onlarca yıl sonraki düzenini ve yönetimini yönlendirme ve ele geçirme çabalarını gözlemleriz. Dünyamız, gelecekle sadece meczupların, mistiklerin, müneccimlerin, kahinlerin uğraştığı bir dünya değil artık.Yaşam ritminin hızlanması, teknolojinin insan hayatına girmedeki inanılmaz sürati ve sosyal yapılarda görülen büyük ve ani değişimler yönetime talip olanların geleceğe ilişkin öngörülerinin ve önerilerinin olmasını zorunlu kılıyor.
Klasik çözümler, geçmişten gelen deneyimler, daha önce yaşananlara verilmiş tepkiler mutlaka önemli iken, geleceğin problemlerini bugünden düşünüp bu günden çözümler üretmek bunlara göre örgütlenmeyi sağlamak artık yönetimlerin ve yöneticilerin önceliği haline geldi. Problem çıktığında değil problem daha çıkmadan problemi tahmin edip zamanında önlem alabilecek yöneticiler geleceğin yöneticisi olacaklar. Tarihi ve kültürel değerler yaşamımızın vazgeçilmezleridir. Ancak takılıp kalındığında bu fanatik muhafazakarlık ayak bağı olup, dinamizmi engelleyen, gelişim ve değişimi hayata geçirmede karşılaşılan en büyük engel olabilmektedir. Çağdaş yönetici, geçmişin başarılı uygulamalarını reddetmeden ama geçmişte de takılıp kalmadan geleceğe ilişkin öngörülerin sahibi olmalıdır.Gelecekteki eğilimler yüzde yüz tespit edilemese de önceden sezinlemek mümkündür. Her şeyi her anlamda etkileyecek bu günden hissedilen olaylardan yararlanabilmek için hazırlıklı olunmalıdır. Bu günü dün ile mukayese ederek bir tırnak önde veya aynı hizada bulunuyor olmak artık kendini aldatmaktan başka bir şey değildir.Günü kurtarmış, yarınından fazla fazla beklentisi olmayan yönetimler; bugün öyle veya böyle ayakta kalabilmiş olmakla yetinirlerse bu kanıksamışlık ile sonlarını hazırlarlar. Sadece şu anda var olmak bir süreç değildir ve lütufta olamaz.Bu saplantıda olan yöneticiler örgüt kültürünü, lider olmayı, yenilikçi olmayı ve kendini değiştirip, geliştirmeyi önemsemezler.Değişime ayak uydurmaları ve değişmeye çalışmaları başkalarınca dikte edildiğinden geliş ve gidişleri de başkalarının elindedir.Yani yerleri geçicidir.Yöneten gibi görünüyorlarsa da gerçekte yönetilendirler.Rakipleri için kolay lokmadırlar. Çağdaş yönetici geleceği yönetmeye odaklanarak gelecekte var olmak, etkin olmak için gelecekte örgütlerinin alacağı şekli, bu günden atacağı adımlarla, uygulayacakları yöntemlerle ve takip edeceği stratejilerle belirginleştirecektir. Zihinsel değişimi yakalamış, başarıyı çağdaşlıkla eşdeğer tutan, rekabet, yaratıcılık, gelişme, liderlik, paylaşım ve katılımcılığı bir üstünlük olarak değerlendirebilen ve bunu becerebilen kişi geleceğin yöneticisi olacaktır. Gelecekte dünün özlemi içinde olmayıp bu gününde cazibesine kapılmamış, bilgi birikimini açıklık, dürüstlükle yüklemlendirmiş, gelişmeye açık çağdaş kafalar yönetim erkinin yöneticisi ve yönlendiricisi olabileceklerdir. Yeni dünya yönetiminde ileriye bakmasını bilmeyen, umutsuz, sıradanlığı kanıksamış, gelişime ve değişime duyarsız kişi ve örgütlere yer olmayacaktır. Sezinlenen ve önceden belirlenen fırsat ve tehlikeler ışığında geleceği kavrayan, zamanlamasını iyi yapabilen, gelecekten bugüne dönerek gelecek için bu günden neler yapabileceğini ortaya koyan yöneticiler geleceğe hükmedeceklerdir. Bu gün yaptıklarının yarın yapabileceklerine hangi ölçülerde katkı sağladığını bilen ve anlayan yöneticiler geleceği yaratma başarısını elde edeceklerdir. Bugün dünyanın, geleceğini yönetip yönlendirecek gücü ortaya koyan yönetenlere ihtiyacı vardır.Diğerleri ileride de bugünkü gibi yönetilen yönetenler olacaktır.Her şey değiştiği halde bir onlar değişmeyecektir. Kaldı ki çağdaş yöneticinin farkını görmek, anlamak yönetim biliminin daha da gelişebilmesi için basiretsiz, iş bilmez yönetmeye çalışanlarda olmak zorundadır.
Mehmet KÜÇÜKYUMUK Başkan Danışmanı Halkla İlişkiler Yönetmeni
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
|