|
AYDIN ve ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ |
|
|
|
Avrupa'nın hemen hemen hangi kentine giderseniz gelişmişliğin temel dayanaklarından birinin ve belki de en önemlisinin Kent Üniversitesi olduğunu anlarsanız. Küreselleşme sürecinde özellikle sanayileşmeden teknolojiye ve giderekte nanoteknolojiye doğru evrim geçiren süreçte üniversitelerin toplumsal değişime, gelişime katkıları çok önemlidir. Avrupa' da kentlerin kuruluş tarihleri 1600'lere kadar insede uzun yıl savaşları ve sonrasında iki büyük topyekün savaş geçirerek yanmış ve yıkılmışlığı yaşamamışı çok azdır. Bırakın fiziki yıkımı nüfus olarak ta büyük kıyımlar yaşamış olmalarına karşın Avrupa'da tüm kentler bu olağanüstü süreçte Tarih ve Kültür varlıklarını korumaya, onarmaya, orijinalini muhafazaya çok özen göstermişlerdir. Bu arada Yüksek Eğitim Kurumlarını ve bu kurumların eğitim ve araştırmaya ilişkin çabalarını da özenle muhafaza etmişler, tüm şartlarda desteklemişlerdir.
Avrupalılar toplum (özellikle müteşebbisler), siyaset ve bilim kurumları bir araya gelip tesis ettikleri ortak aklın süzgecinden özenle geçirdikleri toplum ve ülke yararına çabaların üstesinden birlikte gelebilmeyi bugün-lere dek becerdiler. Bu anlamlı işbirliği yeni tanımıyla güç birliği, devrimlerin oluşup gelişmesi ve yerleşmesi süreç-lerini çok kısaltmış, her devrim aşaması kendi içinde gelişimi çabuklaştırıcı yeni yol ve yöntemler geliştirilmesine yaramıştır.Tarımdan sanayiye, sanayiden teknolojiye geçiş temelsiz toplumlar-dakinden çok daha az sıkıntılara ve sorunlara yol aşmıştır. Sistem aşırılıklara kaçmadığı, bugünkü gibi sıkı rekabet görmediği müddetçe sağlamlaşarak, güçlenerek büyümüştür. Böylesi özel dönemlerde de sorunların aşılmasında kalıcı sonuçlar alınmasına en büyük katkıyı yerel üniversitelerden başlayıp büyüyen Ulusal Bilim Kurumları Topluluğu vermiştir.
Ulusal ve yerel kalkınma hareketleri üniversitelerin desteğini almadıkça zor ve uzak bir umuttur.
Bizde de geç kalınmakla birlikte Üniversitelerimizden bazılarının ön-derlik ettiği, siyaset ayağı bir hayli noksan güç birlikleri, teknopark çalışmaları başlamıştır. Bugün Avrupa örnekleriyle birebir ölçüşmemekle birlikte üniversitelerimizin arge ve inovasyon çalış-maları, dar bütçelerle mesafeler kat etme çabasındadır.
Kanaatimizce; hemen her ilde bir üniversitenin kurulduğu Ülkemizde Yerel Müteşebbisler ve Üniversiteler işbirliğiyle ve mutlaka yerel siyasilerin desteklediği, ön açıp yön gösterdiği, alt yapısını oluşturduğu teknopark oluşumları hayata geçirilmelidir. Yerel aktör-lerin dinamizmini aynı yönde kullanan sinerji oluşturulmalıdır.
Kendi dünyasında kentin ekonomik, sosyal, kültürel dokularıyla uyum sağlamamış kurumlar haline gelmekte olan çok sayıdaki kent üniversitelerinin bu konulardaki kayıtsızlıkları kaygı vericidir. Kentli gençlerin kendi şehirlerindeki üniversiteleri en son tercihleri arasına almaları bile başlı başına bir sorunken, kent yaşamından kopuk eğitim kurumlarının kurulu oldukları kente dair sorunlar için çözümler üretmiyor olmaları da ger-çekten üzücü bir durumdur. Üniversiteler toplumdan soyutlanmış, duvarları içinde özel iş ve işlem üreten kurumlar değildirler. Kente, kentliye dönük, yaratıcı, üretici, planlayıcı, yönlendirici ve en önemlisi işbirlikçi, katılımcı birer ilim ve irfan kurumlarıdırlar. Gelişme ve değişme için topluma aktivite katması, yeni fikir ve yaklaşımlar oluşturması beklenen üniversitelerimiz sırça köşk ve tam donanımlı şaşalı binalardan çıkıp halk içine girmeli, yaşadıkları kentin hayati önemi olan bir organı olmak zorundadırlar. Yerelde birer birer her fert için, kurum ve kuruluşlar için, siyasiler için etkili ve yönlendirici, kent dokusuna uyumlu, olmazsa olmaz konumuna gelmek üniversitemizin ana hedefi, vizyonu olmalıdır. Kentin gelişmesi, değişmesi için uygulanacak tüm fikir, yöntem ve projeler Üniversitenin de içerisinde bulunduğu uzlaşı ortamlarında oluşturulmalıdır.
Siyasilerin tercihlerini, müteşebbislerin sermayelerini, üniversitenin de toplumdan kopuk bilimselliğini ayrı ayrı yönettikleri kentler çelişkiler içerisinde, gelişim ve değişimin dışında kalırlar.
Aydınımızda Yerel Yönetim ve müteşebbisler bir ucu eksik güç birliği oluşturmayı başardılar. Ancak eksik uç, yine kanaatimizce bu saçayağının en fazla yük taşıması beklenen güç ayağıdır. Yani bilimdir, ilimdir. Üniversitedir.
ADÜ' nün Yeni Yönetimi başarılı olmak, ADÜ örnek oluşturacak Kent Üniversitesi olmak istiyorsa Aydın için gecesini gündüzüne katmış yoğun çabalar içindeki yerel aktörlerle hiç vakit geçirmeden ilişki kurup, çağdaş kentleşme ve kentlileşme sürecinde kendisinden beklenen rolü üstlenmelidir. |