Çağdaş Yönetimde Yöneticiler İçin Örgüt-Performans-Strateji PDF Yazdır E-posta

ÇAĞDAŞ YÖNETİMDE; YÖNETİCİLER İÇİN, ÖRGÜT-PERFORMANS-STRATEJİ

1. GİRİŞ

Günümüz dünyasında üretim sistemlerinde ve buna kaynaklık eden, yeni sisteme temel görevi gören teknolojide olağanüstü hızlı, köklü ve yaygın değişim yaşanmaktadır. Bilgi ve teknolojide yerel ve ulusal boyutlar çoktan aşılmış, sınırsızlık hatta bölgeler boyutunda işbirlikleri, hareketleri hâkim olmuştur.


Gelişen ve değişen tüm şartlar incelendiğinde bu küresel hareketlerin kendi anayasalarını temel ilke ve prensiplerini uygulamaları sonucunda dünyada büyümenin, serbestleşmenin ve şeffaflaşmanın artacağı kabul edilmektedir.

Bölgesel ve kıtasal birlikteliklerin bir öncekine yetişme veya yaratılan rekabete uyumları sonucunda da diğer bölgeler ve uluslar arasında sosyal, ekonomik farklılıklar gözlenmekte, yoksulluk, işsizlik ve sosyal yaşam kültüründeki erozyon artmaktadır.

Bilgi ve bilişim teknolojileri, üretim teknolojileri hızla gelişip, değişiyorken artan acımasız rekabet ortamı insanların yaşama dair beklentilerini, taleplerini de değiştirmektedir.

Dolayısıyla kaliteli mal ve hizmet üretimi kamçılanmakta çeşitlilik artmaktadır.

Özel sektör bu hızla değişime ayak uydurma da zorlanmıyorken; mal ve hizmet, finans piyasaları ve şirket örgütlenmelerinde küreselleşme, sermayenin ulusallıktan dünya ölçeklerine yönelmesi geçmiş yıllara göre büyük hız kazanmıştır.

Devletlerin yönetimlerinin de bu şeklideki gelişmeden etkilenmediğini söylemek safdillik olacaktır. Dünyanın bu halinde kamu yönetimleri de bilişim ve teknolojik gelişmeler karşısında iyi yönetim biçimlerine adapte olmak zorunluluğunu bir büyük baskı olarak hissetmektedir.

Zira Devlet insan topluluklarının siyasi örgütlenmesi olup, ülke sınırları içinde yaşayan insanların genel ve ortak ihtiyaçlarını karşılamak üzere değişik kurum ve kuruluşların bir araya geldiği bir dinamik yapıdır. Bu sebeple vatandaşların yaşam biçimini çağdaş değerlere uygun şekilde iyileştirmek ve onların refah düzeylerini arttırmakla yükümlüdür.


2. ÇAĞDAŞ KAMU YÖNETİM ANLAYIŞI

Yeni dünya düzenine uyum adına yapılan düzenlemelerle Yeni Kamu Yönetim anlayışı;

• Performans ölçme,
• Sorumluluk alma,
• Kaynakları etkin ve verimli kullanma,
• Hedef, strateji ve vizyon belirleme,
kriterlerini içermektedir.

Bu kriterlerden;

Performans; hem hedeflere ulaşım seviyesini, hem de hedefe ulaşım çalışmalarının etkinlik ve verimliliğini kapsar.
Etkinlik; Operasyonel hedeflere değil, stratejik hedeflere ulaşım seviyesinin göstergesidir.

Verimlilik; Yapılan faaliyetin girdi ve çıktılarının sayısal olarak ölçülebildiği bir kavramdır.

Tutumluluk; Kalite göz önünde bulundurularak faaliyetin gerçekleştirilmesinde kullanılan kaynakların maliyetinin en aza indirilmesidir.

Performans Yönetimi; Örgütü istenen amaçlara yöneltmek için örgütün mevcut ve geleceğe ilişkin durumları ile ilgili bilgi toplama, bunları karşılaştırma ve performansın sürekli gelişimini sağlayacak yeni ve gerekli etkinlikleri başlatma ve sürdürme görevlerini yüklenen bir yönetim sürecidir.


3. ÖRGÜT VE STRATEJİK İLKELER

Görülüyor ki, dünyadaki değişim ve gelişim kamu yönetiminin çağdaşlaşması anlamında, faaliyetlerin etkin ve uygulanabilir stratejilerle yürütülmesi için nitelikli insan gücü gereksinimini artırmıştır.

Öyleyse işgücünün kalitesinin arttırılması gerekir. İşte bu sebepledir ki; üretim-eğitim ilişkisinin güçlü kılınması lazımdır. Yeni dönemin sembolü haline gelen bilim ve teknolojiden yararlanabilmek için kurumsal yapılarda ve her seviyedeki örgütlenmelerde bir büyük değişim yaşanması zorunlu hale gelmiştir.

Çağdaş, yaratıcı ve girişimci örgütler;

• Amaçları belirlenmiş, hedeflerine tespit etmiş olmalıdır.

• Değişime ve yeniliklere açık olup bu konuda esnek ve toleranslı olmalıdır.

• Var olanla yetinmeyerek, olabilecek ve ulaşılabileceklere kavuşmak için çalışmalıdır.

• Kısa dönemli, palyatif ve popülist yaklaşımlardan uzak, sonuçları uzun dönemleri kapsayan, sürdürülebilir, stratejisi belirlenmiş girişimleri tercih etmelidir.

• Sonuçları itibariyle mutlak yarar sağlayacak iş ve işlem üretimlerinde toplumsal taleplere hassas ve bunları önemseyen, örgüt mensuplarını işin içine dahil eden, iş görenlerini önemseyen bir yapıya sahip olmalıdır.

Temelde hızlı değişmeler, küreselleşme karşısında çağdaş kamu yönetimlerinin esas alması gereken stratejik ilkeler;

• İleriye yönelik politikalar üretme,

• Güçlü olma, güçleri birleştirme

• Amaç ve araç uygunluğunu sağlama,

• Eldeki güçlerin etkin kullanımını etkinleştirme,

• Esnek ve tedbirli olma,

şeklinde özetlenebilir.

Örgütlerin başarısı için gerekli bu stratejik ilkeler çerçevesinde kurumsal ana stratejiler en üst yönetim düzeyinde belirlenir.

4.ÖRGÜT İÇİ İLİŞKİLER

Üst yönetim (yerelde seçilmişler-yani siyasiler) vatandaşların taleplerini önemseyerek, onların saygı ve desteğini alarak, anlayışlı, esnek ve toleranslı davranarak, belirlediği kurumsal ana stratejiye herkesin sahip çıkmasını temin ederken, yaratılan güven ortamında yine vatandaşların destek ve özellikle denetlemeleriyle motive edilmiş, inanmış ve eğitilmiş personelini en verimli biçimde kullanarak stratejiye hayatiyet ve sürdürülebilirlik kazandırır.

Üst yönetimin başarısı için, hedeflenen yarınlar için; çağdaş dünyaya entegrasyon şarttır. Strateji belirleyenler, bugünü yaşayanlar için kaliteli ve mutlu bir ortam yaratırlarken, dünü aşan sürdürülebilir bir ortamında temellerini atmaktadırlar.

Kapasitesiz ve günü yaşamayı kabullenmiş, gelişime ve değişime kapalı beyinlerin sözde sunduğu hedef veya hedefler bir vizyon yaratamaz.

Oysa günümüz dünyasında demokratik ve insan haklarına saygılı, hukuki temelleri sağlam üst yönetimler Vizyon olarak sundukları öngörülerine katılımı, paylaşımı sağlamak, bunu geliştirmek zorundadırlar.

O yüzden Vizyon, anlaşılır, açık, araştırmalarla desteklenmiş, bilgilerle değerlendirilmiş, örgüt elemanlarının katılımı ve paylaşımı sağlanmış; bir ufuk-hedef-gelecek-öngörü olarak ortaya konulduktan sonra yaratılan güven ortamında, duygu beraberliği içinde, beyinler-yürekler ve emek birliği yaratılarak, ,içinde bilgi iletişiminin iyi sağlandığı, teknolojiyle donanımlı hale gelmiş çağdaş bir örgüt yapısıyla gerçekleştirilir.

Her ne kadar vizyonu üst yönetim belirler dediysek de Lider, örgütü ve çalışanlarıyla ortaya konulmuş vizyon hedeflerine birbirlerine verdikleri destekle ulaşabilir.

Sadece ekip başılık yapmak liderlik değildir. Lider yarattığı örgüt kültürü ile en baştan-en sona her kademenin ve o kademelerde hizmet üretenlerin lideri olmayı başarabilmelidir.

Örgüt kültürü bu örgütte çalışanların; tutum-inanç, varsayım ve beklentileri ile bireylerin davranışlarını ve aralarındaki ilişkileri belirleyen faaliyetlerin nasıl yürütüldüğünü ve işlediğini gösteren normlar denetimidir.

Günümüz dünyasında örgütün gücünün ölçüsü; geleceği yönetme ve yönlendirme kapasitesidir. Bu gücün ölçülebilirliğinin temel dayanağı ise bilgidir.

Bilgi yönetimi; örgütün maddi olmayan varlıklarından değer yaratma sanatıdır. Eğer insanlar daha çok bilgiyle donatılırsa daha hızlı ve kaliteli iş ve işlem üretirler.

Bu sebeple üst yönetimlerin; bilgi akışı, veri toplama, veri işleme, veri depolama, bilgi oluşturma ve sunma gibi faaliyetlere öncelik verme gibi zorunlulukları vardır.

Yeni dünya şartlarında yönetimler; çalışanların bilgilere kolay erişebilmelerini, kolaylıkla bu bilgileri analiz edebilmelerini ve nerede olurlarsa olsunlar çalışma arkadaşları ile işbirliği halinde çalışmalarını sağlamalıdırlar.

O yüzden yönetimlerin, çalışanların;

• İyi niyet ve etik tutarlılık içinde olsalar dahi, temel kuralları öğrenme, öğrendiklerini uygulamada eksik kalma, bu sebeple mevcut kaynakların optimal kullanılmamasına sebep olmalarıyla ortaya çıkan sorunları direk kişinin yeteneksizliği gibi görerek gözden çıkarılmalarına,

• Bilgilenememelerinin sebebinin eğitim eksikliği olarak görülmesinin sonucu bilgiyi enjekte etmekten, öğretmekten imtina etmelerine,

• Tüm iyi niyetlerine karşın bilgilenemiyor, bilgiyi alamıyor, bilgiyi kullanamıyor ve güncelleştiremiyor olmasını disiplinsizlik olarak görüp uğraşılmaya değmez bulmalarına,

• Bilgi aldıkları yanlış kaynaklar sebebiyle yaratılan dedikodu nitelikli yatay iletişimin çok fazla olmasını, yaratılmak istenen sonuç yerine afaki, gerçek dışı hedeflere yönlenmelerini, güvenlerini yitirip tedirginleşmelerini, hakkı yenmişlik, gözden çıkarılmış gibi ruh halini dolayısıyla çalışmasını olumsuz etkileyen bir hale gelmiş olmalarını, onların iletişim zaafları olarak görerek kişiden ve kişilerden vazgeçmelerine,

• Sorumluluk alma bilinçlerinin çok gelişmemiş olması yüzünden ortaya çıkan savunmacı reflekslerin; doğruyu, bildiğini saptırmak, yalan söylemek eğilimlerinin olduğu gibi bir önyargıyla algılanması sonucu güvenmekten alıkonulmalarına,

• Çalışma hayatının işsiz kalma riski taşıyor olması sebebiyle, yitirilmiş özgüvenleri sebebiyle bilgilide olsalar inisiyatif kullanmaktan korkmalarını örgüt bilincine adapte olamamak gibi yorumlayarak dışlanmalarına,

sebep olma lüksleri yoktur.

Aksine örgütün daha da başarılı olabilmesi için açık yönetim ilkelerinin gözden geçirilerek daha ulaşılabilir, anlaşılabilir, algılanabilir, öğretilebilir ve müspet hale getirilmeleri zorunluluğu vardır.

Yönetimi tarafından inançları ve hedeflerini kendi kişiselliğinin üzerinde görmeye yönlendirilmiş buna inandırılmış örgüt çalışanları, daha iyi motive edilebildiklerinden başarıya giden yolun kısalması yönünde katkı koyacaklardır.

Açık bilgi yönetiminin sadece bilgiye ulaşma yolarını açık tutmak, planlamak ve yönlendirmekten ibaret olmadığını söyleyebiliriz. Fikir üretmelerini sağlamak, fikirlerini söyleme özgürlüğünü sunmak, gerektiğinde tartışabilmek, karar verme sürecinde oy hakkı vermek açık bilgi yönetiminin vazgeçilmezleridir.

Görülüyor ki lider, ara yönetici ve astlardan oluşan örgütün başarısı her birinin ayrı ayrı sergileyecekleri performansla ilintilidir.

O yüzden kurum performansı yönetimi;

• Örgüt,
• Sistem,
• Süreç,
• Çalışanlar,

üzerine bina edilmelidir.


Kurumun genel performansının yüksek olabilmesi için;

• Birimlerin performansının yüksek olması,

• Birim performansının yüksek olabilmesi için iş yapma biçimlerinin yani sürecin performansının yüksek olması,

• Çalışanların ve iş süreçlerinin performansının sürekli geliştirilmesi içinde araştırma, geliştirme ve öğrenme faaliyetlerine önem verilmesi gereklidir.

5. YERELDE STRATEJİK PLANLAMA-PAYDAŞ İLİŞKİLERİ
Kamu yönetiminin çağdaşlaştırılmasının bilgi ve teknolojinin iyi kullanılabilirliğinin sağlanması olduğunu söylerken sonuçlardan insan çıkacağının elbette bilincinde idik.

Var oluş nedeni, insanların hayat standardını sürekli yükseltmek, vatandaş memnuniyetini kalıcı ve sürdürülebilir kılmak olan kamu yönetimlerinin, her iş ve işlem üretiminin temeline insanı koymaları, sebepler ve sonuçlar ilişkisi silsilelerini insanlara yararı ile açıklamak durumunda olmaları sebebiyle kendi konuları dışında ama yine insana hizmeti kuruluş nedeni sayan kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde olmaları gerekir.

Merkezi irade(Hükümet) tarafından konulan ana vizyon’a (ülke vizyonu) yabancılaşmadan, üstüne üstlük paralellikler ve uyum sağlayarak uygulanacak bölge stratejilerinde başarılı olmanın en önemli şartlarından biriside kurum ve kuruluşlar arası sosyal uzlaşı ve bu uzlaşının sonucu ulaşılan ortak akıl’dır.

Bölgeyi ilgilendiren stratejik planlamada birlikte hareket ederek;

• Uzun vadeli amaç ve hedeflerin,

• Yerelin tümünü ilgilendiren geniş kapsamlı politikaların,

• Mevcut ve ilave edilebilir kaynakların değerlendirilerek amaçlara ulaşılmasını sağlayacak,

bir çalışmanın ortaya çıkarılması, gereklidir.

Bu sayede yeniden yapılanan Yerel Kamu Yönetiminin ayrı ayrı her birimi;

• Gerçek analiz ve tahlilleri elinde bulundurabilecek,
• Amaç birlikteliği sağlanacak,
• Kurum ve kuruluşlar arası ilişkiler bir düzene girecek,
• Rutin ve günlük işlerden ziyade geleceğe ilişkin işler için yeni yapılanmayı gerçekleştirecek,
• Maddi ve insan kaynakları uyum içinde rasyonel kullanılacak,
• Örgütlerin mensuplarının çalışma şevkleri artacak, dinamiklerin bir sinerji ile hareket etmeleri sağlanacaktır.

Yeniden yapılanan kamu yönetiminin çağdaşlaşması koşulları (yönetişim, performans yönetimi, stratejik plan) yerine getirildiğinde,

• Bugün ki sistem ile müdahale edilemeyen yarınlara hatta onlarca yıllık geleceğe yön verilebilecektir.

• Bugün olmakta olanların ışığında daha hassas ve bilinçli yorumlar yapılarak, bilim ve teknolojiden de yararlanarak olası senaryolar oluşturularak adeta gelecek yorumlanabilecektir.

• Uygulama sırasındaki süreçte ve karar aşamasında gerekli bilgilerle beklenerek, işletilmesi yapılan planlama sayesinde sistematik olarak ulaşılan bir sıralama yardımıyla fırsatlardan istifade edilebilir. Güçlükler önlenir, olumsuzlukları olumlu hale getirerek arzulanan sonuç sağlanabilecektir.

SONUÇ
Kaçınılmaz değişimin gereği olarak çıkarılan yeni yasalarla desteklenen Türkiye’de Kamu Yönetiminin yeniden düzenlenmesi çalışmaları Türkiye’de özellikle Yerel Yönetimlerin kapsam, iş yükü ve kaynaklarını arttırıcı özellikler ihtiva etmektedir. Merkezden yönetim yerine yerinden yönetime geçilmek esaslı bu düzenlemelerin, özellikle Yerel yönetimlere performans yönetimi, stratejik planlı-analitik bütçeli-bilimsel ve teknolojiden azami istifade etme yönünde yüklediği sorumlulukların, işleyişin selameti bakımından öncelikle değerlendirilip bir an önce devreye sokulması gerekir.

Bilgi ve teknoloji esaslı yeni dünya yönetim biçimi yönetişim’dir ve yönetişim katılımcılık, şeffaflık, denetlenebilirlik, etik ve etkin olma prensiplerini ihtiva eder.

Yine bürokratik kültürden insan odaklı kamu hizmeti kültürüne geçiş program çerçevesinde belirlenen ilkeleri hatırlatmakta yarar görüyorum. Yerel yönetimlerde değişim için yapılacak çalışmaların ana esasları bu ilkeler olmalıdır;

1. Vatandaş beklenti ve ihtiyaçları dikkate alınarak katılımcı anlayışla hedeflerin belirlenmesi ve hedeflere ulaşmak için stratejik planların yapılması,
2. Birimler arası iletişim ağının kurulması,
3. İş tanımları, iş analizleri ve iş akış şemaları hazırlanması,
4. Çalışma mekânlarında açık ofis sistemi olarak bilinen salon sistemine geçilmesi,
5. Vatandaşa verilen hizmetlerin basit, hızlı ve kaliteli olarak tek noktadan verilmesi, çalışmalarının yapılması,
6. Hizmet masaları oluşturularak, vatandaş hizmet temsilcilerinin görevlendirilmesi,
7. Standart başvuru formları hazırlanması,
8. Başvuru sahibine işin izleyeceği aşamalar, süreler ve bitiş tarihi hakkında bilgi verilmesi,
9. Kaliteyi arttırmak için süreç analizi çalışmaları yapılması,
10. Performans Ölçüm Sistemi oluşturulması,
11. İş denetimlerinde performansa dayalı denetim yapılması,
12. Sivil Toplum Örgütleri ve vatandaşların hizmetlerin belirlenmesi, yürütülmesi ve denetimine etkin katılımının sağlanması,
13. Vatandaşın bilgi ve belgelere ulaşım imkânının sağlanması,
14. Vatandaşların ve Sivil Toplum Örgütlerinin katılacağı Danışman Kurullarının oluşturulması,
15. Üst Yönetimin vatandaş ve personel ile daha fazla iletişim içinde olması.

Mehmet KÜÇÜKYUMUK
Başkan Danışmanı
Halkla İlişkiler Yönetmeni
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Kaynaklar:
- Hulusi Şentürk “Belediyelerde Performans Yönetimi”
- Rüştü Bozkurt “Orta kademe yöneticileri astlarından ne bekliyor"
- İsmail Bircan “Kamu kesiminde stratejik yönetim ve Vizyon”
- DPT “Stratejik Planlama Kılavuzu”





Reddit!Del.icio.us!Google!Live!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!Ma.gnolia!FeedMeLinks!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 
< Önceki   Sonraki >