Belediyeler ve Yerel Yönetimlerde Kalkınma PDF Yazdır E-posta
Özellikle 21.yy.da gittikçe bütünleşip globalleşen, bir zamanlar ütopya kabul edilen sınırsızlığa yöneliş, bilişim ve teknolojinin olağanüstü gelişimiyle bilgi ve belge akışının mükemmelleştiği, yönetim yerine yönetişimin idare biçimi olduğu, doktriner otorite temelli düşünce yapısından daha demokrat düşüncelerin egemen olduğu, odağına insan aktörünü koymayan hiçbir çabanın olumlu karşılanmadığı, yükselen ve ortak elit kültürün yaratılmaya başlandığı sosyal içerikli günümüz dünyası bütün bu yukarıda anlattıklarımızı bir arada tutan zihniyet devriminin etkisiyle dönüşüm ve yeniden yapılanma (mantıklı bir değişim) sürecine girmiştir. Ülkemizin de gelişen ve değişen dünyaya kayıpsız adapte olabilmesi için; özellikle 20yy'ın son yıllarında ortaya çıkan siyasi, ekonomik ve sosyal yaşamdaki sıkıntıların üstesinden gelebilmek, vatandaşlarının huzur, güven ve refahını arttırmak, ülkenin geleceğine güvenle bakabilmelerini sağlamak, ufukları ötelemek, büyük ve sorunsuz Türkiye'yi yaratmak adına ortaya konulan inançlı çabalar ve kararlılıkla yeniden yapılanma yani bir büyük değişim sürecine girdiği bilinmektedir.

Yine bilindiği gibi dünya yöneticiler ve yönetilenlerin kesin bir şekilde birbirinden ayrıldığı bir idari süreçten, karşılıklı etkileşimle katılımcılığı içeren çağdaş idari bir sürece geçmektedir. Yönetişim diyerek adlandırılan bu kavram esas olarak; Şeffaflık, Katılımcılık, Hesap verebilirlik, Etiklik, Etkinlik, gibi temel ilkelere dayanan bir yönetim biçimini gündeme getirmektedir.

Yönetişim öncelikle siyasal sistemde yöneten ile yönetilen arasında karşılıklı etkileşim, ortak çalışmanın ve karar almada paydaş olmanın gerçekleştirilmesini gerektiriyor.

Dünya gerçekleri ile bütünleşerek faaliyetlerinin odağına insanı koymuş yeniden yapılanma; Kamu yönetiminde bütünlük ilkesinin korunmasını, merkezi yapılar ile yerel yönetimler arasında tamamlayıcı bir anlayış ile işbirliği-koordinasyona dayalı ve yönetişim ilkeleriyle yerel yönetimlerin; yerel aktörlerin katılımı ile yerel ve bölgesel gelişmeyi sağlamaya dönük yeniden görevlendirilmesini temin edecektir. Şöyle ki;

Yeniden yapılanmanın önemli ayaklarından birisi olan 5272 sayılı Yeni Belediyeler Kanunu 14. mad. (a) bendinde (….. ekonomi ve ticaretin geliştirtmesi hizmetlerini yapar ve yaptırır.) şeklinde bir ifade mevcuttur.

Böylece Belediyelere yerel kalkınma ve refahın sürdürülebilirliğinin sağlanması yönünde yasal bir zorunluluk getirilmiştir.

Bundan böyle mutat Belediyecilik hizmetlerinin dışında sosyal bir yapıya kavuşturulan Belediyelerin;

- Yerel kaynakları yerel refahı arttıracak biçimde harekete geçirmek,
- Tüm sosyal kesimleri sürece dahil etmek,
- Temsili demokrasiden katılımcı demokrasiye geçişi temin etmek,
- İlgililerin ve gerekiyorsa halkın karar verme sürecine katılımını sağlamak gibi bir misyonu da üstlenmeleri gerekmektedir.

Bu misyonu üstlenecek Belediye Yönetimlerinin; kentin ekonomik durum analizini yaparak veya yaptırarak;

1.Yerel aktörlerin işbirliğini sağlamak,
2.Yerel girişimcilerin yapabilirlik kapasite ve becerilerinin geliştirilmesini temin etmek,
3.Devlet ciddiyetiyle öncülük ve rehberlik görevini üstlenmek,
4.Kent planlarının yerel kalkınma anlayışına göre yeniden şekillendirilmesini sağlamak,
5.İşgücünün geliştirilerek kalifikasyonun arttırılmasına katılımda bulunmak gibi zorunlulukları vardır.

Bu işlemler sırasında üstlenilen misyon gereği, kentin paydaşlarının kent için alınacak kararlara katkısının eksiksiz olmasını temin etmek, atılacak adımların dolayısıyla sonuçlarının isabetliliğini yükseltir. Halkın ortak menfaatlerini ve taleplerine ilişkin çalışmalarda Belediyeler detaylı hazırlanmış uygulayacakları yerel kalkınma projelerinin ekonomik, siyasal, sosyal ve kültürel boyutlarını önemsemeli, bu unsurları çok iyi harmanlamalıdırlar.

Belediye öncülüğünde yürütülecek Yerel Kalkınma Programı, insan odaklı olmalıdır.Salt büyümeyi hedef alan, matematiksel sonuçlar içeren sosyallikten uzak yaklaşımlar doğru değildir.

Toplumun bütününü ilgilendirmeyen programlar başarılı olamazlar, o yüzden pozitif ayrımcı ilkelerin uygulanması ve farklı kesimlerinde gözetilmesi gerekir. Geniş tabanlı, çok boyutlu programlar sonuçları itibariyle yerel kalkınmanın gerçekleşmesini temin ederlerken toplumun geneline yönelik sosyal boyutlarıyla da mevcut güven ortamının güçlenmesini temin ederler.

Belediyelerin yukarıda belirlenen yasal dayanakları güç kabul ederek girişecekleri yerel kalkınma hareketinden başarı ile çıkabilmeleri için idari ve maddi yönden de güçlendirilmeleri gerekir.

Yerel kalkınma programı uygulayacak yerel yönetimlerin her anlamda güçlendirilmişlikleri ilk önce yerel, giderek bölgesel ve ulusal kalkınmaya katkı sağlayacaktır.

Temel hizmetler dışında sosyal belediyecilik anlayışıyla yeniden tanımlanan yerel yönetimler; kentin olmazsa olmazlarını ve çeşitliliğini koruyarak, ekonomik gelişmenin yolunu açarak ve sosyal kapsayıcılığı kalıcı hale getirerek çağdaş birer kurum haline geleceklerdir.

Demokratik siyasi yapılanmanın en önemli unsurlarından birisi olan Belediyeler yerelde katılımı arttıracak ortak girişim alanları geliştirecek ve yerel kalkınmaya yerel aktörlerin kollektif müdahalesini düzenleyecek yeni yerel yönetişim modelleri üretirlerken ulusal politikalardan, uygulamalardan asla ayrı düşemezler.

Dolayısıyla yerel, bölgesel ve ulusal siyasetin başarısı için kendi aralarında mutlak uyum esastır.


Mehmet KÜÇÜKYUMUK
Başkan Danışmanı
Halkla İlişkiler Yönetmeni
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır




Reddit!Del.icio.us!Google!Live!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!Ma.gnolia!FeedMeLinks!Free social bookmarking plugins and extensions for Joomla! websites!
 
< Önceki   Sonraki >